Akademik

Karabük Üniversitesi KAPGEM’den “Türkiye Organik Tarım Politikası” Raporu

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan “Türkiye Organik Tarım Politikası Raporu” tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu. Rapor, konvansiyonel tarımın çevresel ve ekonomik maliyetlerine dikkat çekerken organik tarıma geçiş için uygulanabilir politika önerileri sıralıyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) tarafından hazırlanan “Türkiye Organik Tarım Politikası Raporu”, Safranbolu Kampüsü Taş Bina’da düzenlenen toplantıda tanıtıldı. KAPGEM’in 13’üncü politika raporu olarak yayımlanan çalışmada, organik tarıma geçişin Türkiye’de hangi politika araçlarıyla hızlandırılabileceği ele alındı.

Tanıtım toplantısına; KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Şenol Ayyıldız, Karabük İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, Karabük İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Mustafa Avcı ile KAPGEM üyeleri, akademisyenler ve davetliler katıldı.

Halk Sağlığı İçin Organik Tarım Çağırısı

Toplantıda konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, organik tarımın yalnızca tarımsal bir tercih değil, aynı zamanda bir halk sağlığı politikası olduğuna işaret etti. Kırışık, işlenmiş ürünler yerine daha doğal ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesinin, koruyucu sağlık yaklaşımı açısından önem taşıdığını vurguladı.

Kırışık, “Organik tarım dünyada artık son derece önemli bir hâle geldi. Hastalandıktan sonra iyileşmek çok zor. Çünkü hastalandıktan sonra insanların hastaneye başvurmaları, ilaç almaları, ameliyat olmaları gibi süreçler sağlık sistemimiz üzerinde olağanüstü bir yük oluşturuyor.” dedi.

Kırışık, gelişmiş ülkelerde hastalıkla mücadele yerine önleyici sağlık politikalarının benimsendiğini belirterek, Türkiye’de de organik tarımın bu yaklaşımın önemli bir parçası olması gerektiğini ifade etti.

Konvansiyonel Tarımın Maliyetleri ve Dışa Bağımlılık Vurgusu

KAPGEM Çevre Politikaları Masası Başkanı Doç. Dr. Ayhan Kocaman ise çalışmanın hedefini, “Bu çalışmadaki amacımız konvansiyonel tarımın çevresel/iklimsel dışsallıklarını ortaya koyarak Türkiye için uygulanabilir bir organik tarım politikası önermektir.” sözleriyle anlattı.

Kocaman; yoğun kimyasal girdi kullanımının toprak organik maddesini azalttığını, su kaynaklarında nitrat ve fosfat kirliliğine yol açtığını, biyoçeşitlilik üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Sentetik gübre üretiminde fosil yakıt kullanımının dolaylı olarak karbon emisyonlarını artırdığına da dikkat çekti.

Türkiye’nin kimyevi gübre üretiminde ham madde açısından büyük ölçüde dışa bağımlı olduğuna dikkat çeken Kocaman şunları söyledi:

“Kimyasal gübre sektörünün yaklaşık yüzde 90’ında dışa bağımlı durumdayız. Bu rapora göre biz 2023’te fiziki gübre ithalatına baktığımızda 5.2 milyon tondan 2010 göre yüzde 52.1 artmış durumda. Yine Türkiye'deki gübre arz güvenliği, fosfat–potas gibi kritik hammaddeler ve doğal gaz gibi enerji girdilerinde yüksek ithalat bağımlılığı nedeniyle döviz kuru ve dış tedarik şoklarına açık durumdayız. Bu durum yine üretici maliyetlerini artırarak çiftçi üzerinde baskılar oluşturmakta.”

AB ile Karşılaştırma ve Türkiye’nin Mevcut Durumu

Raporda, Avrupa Birliği’nde organik tarımın toplam tarım alanları içindeki payının son yıllarda istikrarlı biçimde arttığına işaret edilirken, 2035 yılı için yüzde 25 hedefinin bulunduğu belirtildi.

Türkiye’de ise organik tarım alanlarının toplam tarım alanı içindeki payının yaklaşık yüzde 1,6 seviyesinde olduğu, üretici ve ürün sayısında artış yaşansa da son yıllarda büyüme hızında yavaşlama görüldüğü kaydedildi. İç pazarda tüketici talebinin sınırlı olması, sertifikasyon maliyetleri, geçiş döneminde verim dalgalanmaları ve teknik destek eksikliği, yaygınlaşmanın önündeki temel engeller arasında sıralandı.

Politika önerileri

Rapor, organik tarıma geçişin yalnızca üretim tekniği değişikliğiyle sınırlı kalmaması gerektiğini; finansman, pazar, eğitim ve denetimi kapsayan bütüncül bir dönüşüm programıyla desteklenmesini öneriyor. Bu kapsamda öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:

- Maliyetlerin azaltılması: Sertifikasyon ve denetim giderlerinde özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilere kamusal destek; organik girdilerde vergi avantajı.

- Geçiş sürecinin korunması: Verim ve gelir dalgalanmalarına karşı destek mekanizmaları; organik üreticiye düşük faizli, uzun vadeli finansman.

- Pazarın büyütülmesi: Bölgesel organik pazarlar ve kooperatif modelleri; izlenebilirliği artıracak dijital uygulamalar (QR kod vb.).

- Eğitim ve kapasite: Üniversiteler ve Tarım il müdürlükleri iş birliğinde uygulamalı eğitim, demonstrasyon alanları ve danışmanlık kapasitesinin güçlendirilmesi.

“Türkiye Organik Tarım Politikası Raporu”nun editörlüğünü Prof. Dr. Ersin Müezzinoğlu üstlendi. Çalışma; Doç. Dr. Ayhan Kocaman, Doç. Dr. Ertuğrul Esmeray, Doç. Dr. Songül Kaskun Erganiden, Dr. Öğr. Üyesi Fatih Saka ve Dr. Öğr. Üyesi Saim Yıldırımer’den oluşan akademik ekip tarafından hazırlandı.