Karabük Üniversitesi İnsani Gelişim ve Maneviyat Kulübü tarafından düzenlenen “Nübüvvetin İspatı” söyleşisinde konuşmacı Ali Yeşilyurt, peygamberliğin delilleri, iman hakikati ile İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) İnsani Gelişim ve Maneviyat Kulübü tarafından “Nübüvvetin İspatı” konulu söyleşi programı düzenlendi. Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt yer aldı. Söyleşiye çok sayıda öğrenci ile akademik ve idari personel katılım sağladı.
Programda İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri ele alındı. Programın açılışında katılımcılara hitap eden Yeşilyurt, bu tür buluşmaların dini meseleleri anlamak ve sorgulamak adına önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti.
Nübüvvetin ispatı konusunu çeşitli başlıklar altında değerlendiren Yeşilyurt, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatının ve ortaya koyduğu mesajın doğruluğunun tarihsel ve ahlaki yönleriyle incelenmesi gerektiğini ifade etti. Peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi değil, aynı zamanda insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına geldiğini söyledi.
Mağara hadisesini örnek gösteren Yeşilyurt, zorlu şartlar altında sergilenen teslimiyet ve kararlılığın dikkat çekici olduğunu vurgulayarak, “Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ.” sözünü aktardı. Bu ifadenin, inancın verdiği sarsılmaz güveni ortaya koyduğunu dile getirdi.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını hatırlatan Yeşilyurt, toplumun farklı kesimlerinin dahi kendisini “El-Emin” olarak nitelendirdiğini belirtti. Onun ahlakının Kur’an’la bütünleştiğini ifade ederek, Hz. Aişe’nin “O’nun ahlakı Kur’an’dı.” sözünü paylaştı.

Konuşmasında iman kavramına da yer veren Yeşilyurt, imanın insan hayatındaki temel hakikat olduğunu belirterek, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” ifadelerini kullandı. İmanın yalnızca sözle değil, hayatın tamamına yansıyan bir bilinç hali olduğunu kaydetti.
Toplumsal dönüşüm meselesine de dikkat çeken Yeşilyurt, İslamiyet’in ortaya çıktığı dönemdeki sosyal yapıyı hatırlatarak kısa sürede gerçekleşen ahlaki değişimin tarihsel açıdan dikkate değer olduğunu söyledi. Bu değişimin zorlayıcı yöntemlerle değil, gönüllere hitap eden bir anlayışla sağlandığını ifade etti.
Söyleşi, katılımcıların sorularının ardından sona erdi.